<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Aurora Musis Amica</title>
	<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog</link>
	<description></description>
	<pubDate>Sat, 02 Jul 2011 15:34:25 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Yanmak.</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=267</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=267#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jul 2011 15:24:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<category><![CDATA[Duyarlı Kesim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Bundan yillar once, yillar once derken o kadar da uzak bir tarihte degil, ulkenin birinde bir grup insan bir araya gelip dusuncelerini paylasip, siirlerini hikayelerini turkulerini birbirlerine soylemek istemisler. Istemisler ancak 21. yuzyila 7 kala hala din kavrami uzerinden nemalanan, bunu insana ait bir ozellikten cok bir toplum kimligi olarak goren, &#8220;yaratilani yaradan oturu&#8221; sevmeleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Bundan yillar once, yillar once derken o kadar da uzak bir tarihte degil, ulkenin birinde bir grup insan bir araya gelip dusuncelerini paylasip, siirlerini hikayelerini turkulerini birbirlerine soylemek istemisler. Istemisler ancak 21. yuzyila 7 kala hala din kavrami uzerinden nemalanan, bunu insana ait bir ozellikten cok bir toplum kimligi olarak goren, &#8220;yaratilani yaradan oturu&#8221; sevmeleri ogutlenen, bu kimlige mensup insanlar, tutunacak sadece dusunceleri olan insanlarin &#8220;allahsiz, dinsiz&#8221; oldugunu iddia etmisler ve sonra toplandiklari yerde 33 tane aydin ve dusunce insanini yakmislar ellerinden cikan o ateslerle. Yanarken de &#8220;allahim, ne guzel yaniyor&#8221; diye bagirmislar. Insani sevmesi ogutlenenler, din adina insan oldurmusler ve yakmislar.</p>
<p>Ve yillar gecmis&#8230; bu olayin failleri &#8220;aklanmis&#8221;&#8230; bir kismi ulke disinda yasamis&#8230; ulke icinde yasayanlarin hayatinda da cok birdegisiklik olmamis&#8230; Onlari savunanlarsa devletin ust kademelerine yerlesmisler.. yani katiller bas olmus. Bu katliam ve onun bellegi unutturulmaya, ufak bir olaymis gibi gosterilmeye ve sacma sapan gruplara sorumluluk verilerek hedef saptirilmaya calisilmis.&#8221; </p>
<p>Boyle bir hikaye ve masal var iste kafamda. Bir de bunun gercek yuzu var ki o da alt satirlarda. </p>
<p>Asagidaki fotograf 2 temmuz 1993 gununden&#8230; Elinde firca ile &#8220;kendini savunmaya&#8221; calisan kisi ise bu ulkenin yetistirdigi, gordugu gorecegi en degerli sairlerden biri. </p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/Sivas_1993.jpg" alt="sivas 1993" /><br />
Metin Altiok, Ugur Kaynar, Behcet Aysan</center></p>
<p>Diyecek birsey yok esasen bu saatten sonra. Kimse yanarak olmenin ne demek oldugunu o ozanlardan, sairlerden ve fikir adamlarindan daha iyi anlayamaz. Bu ulkenin benliginin ve aydin kimliginin yakildiginin, toplumsal cehalete mahkum edildiginin ne demek oldugunu da bizden 1-2 kusak sonrasi cok iyi anlayacak. O zaman da yobazlara ve beyni sadece bir nokta etrafinda donenlere inat bu topraklarda insanin turkusu hic bitmeyecek. Onlar tabii yakacaklar, kesecekler, asacaklar. Ancak bu yazarlarin sairlerin siirleri de onlarin her darbesinde daha da yuksek duyulacak. </p>
<p>Not : Bundan yillar once, &#8216;95 ya da &#8216;96 yillarinin Leman dergilerinden bir tanesinde tam sayfa bir hikaye vardi. 2043 yilinda bir sinifta gecen Sivas katliamini ogrencilerine anlatan bir ogretmenin hikayesiydi. Keske tekrar bulup okuyabilsem.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=267</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hepsinden beter - Cahit Sıtkı Tarancı</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=266</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=266#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jun 2011 14:04:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=266</guid>
		<description><![CDATA[
Kimi insan derbeder,
Ömrünü heba edip gider.
Kimisi maişet derdine düşmüş,
Rahattan bîhaber.
Olmayacak işler peşinde
Kimisi taban teper.
Kimisi dul, kimisi öksüzdür,
Alınyazısı kahreder.
Aklından zoru var kiminin ;
Merhamet ister.
Ben sevda çekerim,
Hepsinden beter.
Cahit Sıtkı Tarancı
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/cahit-sitki-taranci.jpg" alt="Cahit Sitki Taranci" align="right" width="150px" /></p>
<p>Kimi insan derbeder,<br />
Ömrünü heba edip gider.<br />
Kimisi maişet derdine düşmüş,<br />
Rahattan bîhaber.<br />
Olmayacak işler peşinde<br />
Kimisi taban teper.<br />
Kimisi dul, kimisi öksüzdür,<br />
Alınyazısı kahreder.<br />
Aklından zoru var kiminin ;<br />
Merhamet ister.<br />
Ben sevda çekerim,<br />
Hepsinden beter.</p>
<p><em>Cahit Sıtkı Tarancı</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=266</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Olin Edirne.</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=265</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=265#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 May 2011 03:14:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=265</guid>
		<description><![CDATA[Olin Edirne, lig 7.si olarak girdigi Beko Basketbol Ligi play-offlarinda ilk turda Banvit&#8217;e oynanan 5 macin sonucunda 3-2 kaybederek bu seneyi kapatti. Ancak herkesin kabul ettigi uzere, Beko Basketbol Ligi&#8217;ndeki ilk senesi olmasina ragmen beklentilerin otesinde inanilmaz bir basari elde etti. 

TB2L&#8217;den beri artan bir ivme ile hep bir sonraki adimi dusunerek hareket eden takim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Olin Edirne, lig 7.si olarak girdigi Beko Basketbol Ligi play-offlarinda ilk turda Banvit&#8217;e oynanan 5 macin sonucunda 3-2 kaybederek bu seneyi kapatti. Ancak herkesin kabul ettigi uzere, Beko Basketbol Ligi&#8217;ndeki ilk senesi olmasina ragmen beklentilerin otesinde inanilmaz bir basari elde etti. </p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/olinedirne.jpg" alt="Olin Edirne" /></center></p>
<p>TB2L&#8217;den beri artan bir ivme ile hep bir sonraki adimi dusunerek hareket eden takim ve oyuncularinin Edirne gibi spor basarilarindan cok uzak kalmis bir kente hareket ve umut getirdigi tartisilmaz bir gercek. Umarim devami da gelir. Altyapi gercegi ihmal edilmezse Edirne dogumlu bir oyuncuyu da Avrupa ve NBA arenasinda gormek hic de zor olmasa gerek.   </p>
<p>Gelecek seneye daha iyi noktalarda ve Avrupa liglerine goz kirpan gelismeleri gormek dilegiyle !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=265</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>365 gun.</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=264</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=264#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 May 2011 02:08:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=264</guid>
		<description><![CDATA[Tam bir sene oldu. 
Okyanuslar asali,
Bu maceraya atilali,
sevdikleri geride birakali,
ucuz elektronik esyaya kavusali,
makro olcekte bir &#8220;gurbet&#8221; ortam yaratali,
para transferi icin &#8220;Cek&#8221; kullanmaya baslayali,
&#8220;insan cesitliligi indeksi&#8221; grafigine ziplama yaptirali,
google voice ve skype kontorleriyle samimiyeti koyulastirali,
yabanci bir sehrin sokaklarina alismaya baslayali,
parklarinda &#8220;junkie&#8221;lerle muhatap olali,
metrolarinda kaybolmayi ogreneli,
bisiklet yollarini kesfedeli, 
&#8230;ve bunlarin yaninda bir cok seye sifirdan baslayali&#8230;
Tam bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tam bir sene oldu. </p>
<p>Okyanuslar asali,<br />
Bu maceraya atilali,<br />
sevdikleri geride birakali,<br />
ucuz elektronik esyaya kavusali,<br />
makro olcekte bir &#8220;gurbet&#8221; ortam yaratali,<br />
para transferi icin &#8220;Cek&#8221; kullanmaya baslayali,<br />
&#8220;insan cesitliligi indeksi&#8221; grafigine ziplama yaptirali,<br />
google voice ve skype kontorleriyle samimiyeti koyulastirali,<br />
yabanci bir sehrin sokaklarina alismaya baslayali,<br />
parklarinda &#8220;junkie&#8221;lerle muhatap olali,<br />
metrolarinda kaybolmayi ogreneli,<br />
bisiklet yollarini kesfedeli, </p>
<p>&#8230;ve bunlarin yaninda bir cok seye sifirdan baslayali&#8230;</p>
<p>Tam bir sene oldu. </p>
<p>Iki tane fotograf&#8230; biri 17 Mayis 2010 Ataturk Havalimani&#8230; kalabaligin arasinda 3 gozu yasli, 3 degerli insan,&#8230; </p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/istanbul_01.jpg" alt="Istanbul" width="500px" /></center></p>
<p>Ikincisi de JFK havalimanindan NY&#8217;a dogru Ozgur&#8217;un arabasinda giderken alinmis uzak cekim bir Manhattan manzarasi. </p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/ny_01.jpg" alt="NY" width="500px" /></center></p>
<p>Bakalim yillar ve yollar daha nerelere surukleyecek bizleri !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=264</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Setalti.</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=262</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=262#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Apr 2011 15:16:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=262</guid>
		<description><![CDATA[Nette gezinirken su fotografi buldum. Aninda &#8220;flashback&#8221;ler geldi gecti zihinden. Cocukluk ve ilk genclik anilari akti boyle. 

Setaltiydi orasi bizim icin&#8230; Futbol topuyla ilk tanismalar, cekilen sutlarin Tunca Nehri&#8216;nde kaybolmasi, nehir kiyisi sarapcilarinin dogal yasam ortamina yapilan yakin gozlemler, bisiklet ile ilk &#8220;naif&#8221; &#8220;down-hill&#8221; denemeleri ve camuradama donusmeler, &#8220;isikli koyun&#8221; isiklari,&#8230;vs.  
Fotografi bu sayfadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nette gezinirken su fotografi buldum. Aninda &#8220;flashback&#8221;ler geldi gecti zihinden. Cocukluk ve ilk genclik anilari akti boyle. </p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/prYosun05.jpg" alt="Set Alti" width="500px" /></center></p>
<p>Setaltiydi orasi bizim icin&#8230; Futbol topuyla ilk tanismalar, cekilen sutlarin <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tunca_Nehri" target="_blank">Tunca Nehri</a>&#8216;nde kaybolmasi, nehir kiyisi sarapcilarinin dogal yasam ortamina yapilan yakin gozlemler, bisiklet ile ilk &#8220;naif&#8221; &#8220;down-hill&#8221; denemeleri ve camuradama donusmeler, &#8220;isikli koyun&#8221; isiklari,&#8230;vs.  </p>
<p>Fotografi bu sayfadan buldum bu arada : 	<a href="http://www.yosuncengiz.5u.com/photo.html" target="_blank">Yosun Cengiz</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=262</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uzunhavuz (Eskiden bilinen adiyla Uzungol)</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=261</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=261#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2011 19:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<category><![CDATA[Duyarlı Kesim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=261</guid>
		<description><![CDATA[Dunyanin sonu nasil gelecek ? Uzaylilar mi istila edecek ve insan irkini sonlandiracaklar ? Yoksa makineler (Skynet, Matrix,&#8230;vs.) mi akillanacak da insan irkini bitirecekler ?
Bircok insanin merak ettigi, &#8220;Holivud&#8221; filmlerine malzeme ve klise olmus nice &#8220;son&#8221; var&#8230; Bunlarin hepsi bir yana, tahmin edebildigim ve gozlemledigim kadariyla bu guzelim dunyayi ve kendi irkini insan denen organizma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dunyanin sonu nasil gelecek ? Uzaylilar mi istila edecek ve insan irkini sonlandiracaklar ? Yoksa makineler (Skynet, Matrix,&#8230;vs.) mi akillanacak da insan irkini bitirecekler ?</p>
<p>Bircok insanin merak ettigi, &#8220;Holivud&#8221; filmlerine malzeme ve klise olmus nice &#8220;son&#8221; var&#8230; Bunlarin hepsi bir yana, tahmin edebildigim ve gozlemledigim kadariyla bu guzelim dunyayi ve kendi irkini insan denen organizma sonlandiracak. Uzayliya, 2012&#8242;ye filan gerek yok.</p>
<p>Nerden esti denirse, asagidaki fotografi gordukten sonra aklima ilk bunlar geldi. Kac gundur bekliyorum, biri ciksin &#8220;yok biz oraya dokunmadik, hepsi fotosop bunlarin&#8221; desin uyandirsin bu kabustan diye. Ama yok. Doganin icinde maviyle beraber en guzel renk olan yesili alip beton grisine boyamak ancak insanoglunun yapacagi bir istir. Bencilliginin, hep daha fazlasini kazanma hirsinin, beyni beton, petrol ve orumcek ile dolmuslugunun verdigi icgudulerle diger canlilarin yasam alanlarini dusunmeden yakip yikmak (yapmak demedim dikkat !) ancak insanoglunun yapabilecegi birseydir ve birgun bizim icim de yasam alani kalmayacak. Artik Mars&#8217;a mi gideriz, Gunes&#8217;e mi gideriz bilemiyorum&#8230; </p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/uzunhavuz.jpg" alt="Uzun Havuz" width="500px" /></center></p>
<p>Tabii bu manzaranin olusmasinda politikacilarin etkisini gozardi etmek saflik olur. 3-5 kurus daha para kazanalim, tanidigimiza yapacak insaat ciksin, bize de birseyler duser diye dusunmeye calisan muteahhit kafali belediye baskanlarina da saygilarimizi sunalim. </p>
<p>Simdi gidip Uzungol&#8217;de ordek yuzdurebiliriz, kugu da olur tabii. Birkac tane de refuj cicekligi koyup iki de lale diktik mi super cennet gibi yer olur. Bir de cennete enerji versin diye soyle guzelinden en sizdirmazindan bir nukleer tesis&#8230; bakacak manzara olur o da <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' />  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=261</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Volbeat.</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=260</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=260#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Mar 2011 03:10:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<category><![CDATA[Müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=260</guid>
		<description><![CDATA[Yazmak lazim bu adamlar hakkinda diye aklimdan geciriyordum, ama denk getirip bir turlu yazamadim. Sonra bir gun baktim ki arka sokaktaki mekana (Irving Plaza) yollari dusecekmis, o gun almistim bileti. Aldigimi da unutmustum ki bir sekilde takvime eklemisim, uyarisiyla hatirladim (Tesekkurler Google!). 
Danimarka topraklarindan dogup dunyaya yayilan grubu, yaptiklari guzelim &#8220;I only wanna be with [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazmak lazim bu adamlar hakkinda diye aklimdan geciriyordum, ama denk getirip bir turlu yazamadim. Sonra bir gun baktim ki arka sokaktaki mekana (Irving Plaza) yollari dusecekmis, o gun almistim bileti. Aldigimi da unutmustum ki bir sekilde takvime eklemisim, uyarisiyla hatirladim (Tesekkurler Google!). </p>
<p>Danimarka topraklarindan dogup dunyaya yayilan grubu, yaptiklari guzelim &#8220;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=Ts19Nn-xyGs" target="_blank">I only wanna be with you</a>&#8221; duzenlemesi ile birkac sene once duymustum (Herhalde bircok grubun hayatinda boyle eskilerden ilgisiz alandan bir parcayi alip metal muzigin unsurlariyla duzenlenmesi vardir. Bu sarki da bu arkadaslarin elinde gayet basarili bir sekle girmisti). Daha sonra gecen sene Istanbul&#8217;da duzenlenen Sonisphere Festivali&#8217;ne katilan gruplardan biri olarak gozume carpti <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Volbeat" target="_blank">Volbeat</a> ve diger sarkilarini da ilgiyle dinlemeye basladim. </p>
<p>Birkac muzik turunun kendilerine gore karisimini gerceklestirdikleri 4 albumleri var su anda. Johnny Cash, Elvis Presley sarkilarini ve metal tinilarini birlestiren sarkilari cokca mevcut. Ayni zamanda sarkilarinda anlattiklari hikayelerin devamlilik gostermesi de icerik acisindan da sarkilarin dopdolu olmasini sagliyor. </p>
<p>Bir de bahsetmeden gecmeyelim, soylemezsek olmaz. Vokalistleri <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Michael_Poulsen" target="_blank">Michael Poulsen</a>&#8216;in sarkilardaki ses tonlamasinin ve gucunun Hetfield&#8217;a olan benzerligi. </p>
<p><center><br />
     <img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/volbeat/volbeat_01.jpg" alt="Volbeat 01" width="500px" /><br />
     O siradaki ben miyim yoksa ??? <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /><br />
</center></p>
<p>Dun aksam NY&#8217;un yagmurlu ve kasvetli havasinda kisa bir sure disarida bekledikten sonra iceri girebildim. Biraz iceriyi kolacan ettikten sonra adini ogrenemedigim ama Boston&#8217;dan geldiklerini ogrendigim bir grup sahneye cikti. Artik ses sisteminin cok yuksek tutulmasindan mi yoksa kulandiklari enstrumanlarin sinirlarini zorladiklarindan mi ya da o kadar yuksek gurultuye kulaklarimin henuz alismamasindan mi bilemiyorum, icra ettikleri muzik cok rahatsiz edici geldi (ya da ben yaslaniyorum&#8230;). Bir de solist arkadasin yavsak bir Amerikan aksani ile iki kelimesinden biri &#8220;f**k&#8221; olacak sekilde konusmasi garipti. Anlatmaya calistik boyle konusarak izleyici gaza getirilmez ama bizi duyan olmadi tabii o gurultude. Bunlarin arkadasinda sahne alan ikinci on grup ise &#8220;The Damned Things&#8221; idi. Ilk defa duydum, ilk defa dinledim ama gayet gaz sarkilari vardi. <a href="http://www.myspace.com/thedamnedthings" target="_blank">MySpace</a> ve <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_Damned_Things" target="_blank">Wikipedia</a> sayfalari daha detayli bilgi verebilir. Solisti daha akli basinda bir arkadasti, sarkisini soyledi, hopladi zipladi, seyirciyle kaynasti, arada albumlarinin reklamini yapti ve sahneyi Volbeat&#8217;e birakti. </p>
<p>Volbeat hakkinda yazacak cok birsey yok esasen. Beklentilerimin uzerinde bir canli performanslari oldugu soylenebilir. Eger mumkun olsaydi herhalde bateristleri bile hoplaya ziplaya calacakti. Bir saniye yerlerinde durmadilar. Caldiklari sarkilarin hemen hepsi de hem onlarin calarken hem de dinleyicinin dinlerken yerinde duramayacagi sarkilardi. Genc arkadaslarin bir ara orta kismi dugun salonundan hallice dans pistine cevirip kendilerinden gecmeleri bu heyecan ve hareketin en buyuk kaniti bence. </p>
<p>Birkac fotograf cekerim dusuncesiyle makineyi de yanimda almistim, ancak ortamin bekledigimden karanlik olmasi ve sagolsun grup uyelerinin &#8220;iki soluklan yigenim hele&#8221; cagrilarima cevap vermemeleri sonucu soyle adam gibi bir kare yakalayamadim. Yakaladiklarim da asagida. </p>
<p>Kuzey Amerika turlarinin (Route 666) bu ilk ayaginda istedikleri heyacanla ve coskuyla karsilastiklarini dusunuyorum. Hatta biletlerin coktan tukenmesi bir ay sonrasi donuslerinde tekrar ayni yerde ikinci bir konser daha vermelerine yol acmis . &#8220;Bi&#8217;daha&#8221; demedim degil acikcasi icimden&#8230; <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Konserin kendi sitelerinden aktarilmasi, yorumlar ve calinan sarkilar : <a href="http://www.volbeat.dk/2/route666.php?id=3&#038;lang=en" target="_blank">Volbeat.dk - Route 666 - Irving Plaza - March 23rd, 2011</a>.</p>
<p><center><br />
     <img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/volbeat/volbeat_02.JPG" alt="Volbeat 02" width="500px" /><br />
     The Damned Things - Yakisikli solist, siyah bereli uzun sacli gitarist, kel kafali uzun keci sakalli bir gitarist daha, iki ergen gitarist daha ve ciplak, dovmeli baterist. Start-up metal grubunun elemanlari&#8230;<br />
</center><br />
<center><br />
     <img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/volbeat/volbeat_03.JPG" alt="Volbeat 03" width="500px" /><br />
     Sahne hazir&#8230;<br />
</center><br />
<center><br />
     <img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/volbeat/volbeat_04.JPG" alt="Volbeat 04" width="500px" /><br />
     <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Thomas_Bredahl" target="_blank">Thomas Bredahl</a><br />
</center><br />
<center><br />
     <img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/volbeat/volbeat_05.JPG" alt="Volbeat 05" width="500px" /><br />
     <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Michael_Poulsen" target="_blank">Michael Poulsen</a><br />
</center><br />
<center><br />
     <img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/volbeat/volbeat_06.JPG" alt="Volbeat 06" width="500px" /><br />
     Bir sabit durun yahu !<br />
</center><br />
<center><br />
     <img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/volbeat/volbeat_07.JPG" alt="Volbeat 07" width="500px" /><br />
     Aferin&#8230;<br />
</center><br />
<center><br />
     <img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/volbeat/volbeat_08.JPG" alt="Volbeat 08" width="500px" /><br />
     Tamam dagilabilirsiniz&#8230;<br />
</center><br />
<center><br />
     <img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/volbeat/volbeat_09.JPG" alt="Volbeat 09" width="500px" /><br />
     Gene bekleriz.<br />
</center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=260</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Alirim anahtarini.</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=259</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=259#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Mar 2011 03:43:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[(Gaipten gelen bir ses ) : - Blogun hakkini ver, hakkini ! Alirim anahtarini.
&#8230;
&#8230;
&#8230;
(Zafer) : - Blog tanrilarini kizdirdik ! 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>(Gaipten gelen bir ses ) : - Blogun hakkini ver, hakkini ! Alirim anahtarini.<br />
&#8230;<br />
&#8230;<br />
&#8230;<br />
(Zafer) : - Blog tanrilarini kizdirdik ! </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=259</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dervis Evi.</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=258</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=258#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 04:07:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<category><![CDATA[Gezintiler]]></category>

		<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>

		<category><![CDATA[Yazın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=258</guid>
		<description><![CDATA[Kitapci gezmek, orada vakit gecirmek, kitaplara dergilere dokunup onlari karistirmak, bir anlamda oralarda kaybolmak yeri doldurulamaz bir zevk bunyem icin. 
Buraya geldigimden beri de yaptigim en keyifli islerden biri, zira surekli gittigim kitapci (Bir reklam&#8230; Barnes &#38; Noble&#8230; Bir reklam&#8230;) kutuphane mantiginda icinde kahvecisi (burada reklam yok, sevmedigim yerin reklamini yapmiyorum&#8230; pehhh&#8230;), siralari, sandalyeleri, koltuklari [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kitapci gezmek, orada vakit gecirmek, kitaplara dergilere dokunup onlari karistirmak, bir anlamda oralarda kaybolmak yeri doldurulamaz bir zevk bunyem icin. </p>
<p>Buraya geldigimden beri de yaptigim en keyifli islerden biri, zira surekli gittigim kitapci (Bir reklam&#8230; Barnes &amp; Noble&#8230; Bir reklam&#8230;) kutuphane mantiginda icinde kahvecisi (burada reklam yok, sevmedigim yerin reklamini yapmiyorum&#8230; pehhh&#8230;), siralari, sandalyeleri, koltuklari ve yere bagdas kurup yayilip raftan aldigin bir kitabi saatlerce karistirabilecegin bir mekan esasen. </p>
<p>Laf nereye gelecek ? Burada gordugum bir kitaba&#8230; &#8220;<a href="http://www.amazon.com/Dervish-House-Ian-McDonald/dp/1616142049" target="_blank">Dervish House</a>&#8221; adinda bir kitap. Kitabin kapaginda Istiklal tramvayini gorunce bir &#8220;ne alaka?!?!&#8221; oldum tabii de, ancak icini biraz karistirip konusunun Istanbul&#8217;da gectigi ve oradaki bir hikayeyi anlattigini gorunce taslar yerine oturdu. </p>
<p>Kapagin ic tarafinin fotografini cektim. Konuyla ilgili kisa bir tanitim var diye&#8230; Fotograf ve tanitim yazisi burada&#8230; </p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/dervishhouse.jpg" alt="Dervish House" /></center></p>
<blockquote><p>
Istanbul: Queen of Cities.<br />
Here histories, empires and continents meet and cross. It is mid-twenty-first century and Turkey is a proud and powerful member of a European Union that runs from the Atlantic to Mt. Ararat.
</p></blockquote>
<p>21. yuzyilin ortalarinda guclu bir Avrupa Birligi uyesi olarak ele almis olayi. Kitap bu arada ait oldugu bolumun en cok satanlarinin icindeydi. Hangi bolum mu ? </p>
<p>&#8220;Science Fiction &#038; Fantasy&#8221;. </p>
<p>Tolkien&#8217;de bile boyle bir hayalgucu yoktu. Yazari tebrik ettim !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=258</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kim Bilir - Turgut Uyar</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=256</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=256#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Jan 2011 21:13:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=256</guid>
		<description><![CDATA[
KİM BİLİR
1.
böyle , bu sazlı bahçe neresi ?
nasıl da içiyorum , ölürcesine.
sahnede bir bezgin kadın,
bir gariplik vermiş sesine.
o niçin şarkı söylüyor şimdi ,
ben neye ağlıyorum ?…
2.
elbet hep böyle geçmeyecek ömrüm , biliyorum
bu çeşit yaşamak , zor.
kimbilir tanrım , kimbilir
hangi güzel yerde beni ,
hangi ölesiye sevda bekliyor ?..
Turgut Uyar
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/turgutuyar.jpg" alt="Turgut Uyar" /></p>
<p>KİM BİLİR</p>
<p>1.</p>
<p>böyle , bu sazlı bahçe neresi ?<br />
nasıl da içiyorum , ölürcesine.<br />
sahnede bir bezgin kadın,<br />
bir gariplik vermiş sesine.<br />
o niçin şarkı söylüyor şimdi ,<br />
ben neye ağlıyorum ?…</p>
<p>2.</p>
<p>elbet hep böyle geçmeyecek ömrüm , biliyorum<br />
bu çeşit yaşamak , zor.<br />
kimbilir tanrım , kimbilir<br />
hangi güzel yerde beni ,<br />
hangi ölesiye sevda bekliyor ?..</p>
<p><em>Turgut Uyar</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=256</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bab-ı Esrar - Ahmet Ümit</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=254</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=254#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 10:14:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<category><![CDATA[Yazın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=254</guid>
		<description><![CDATA[2008 yılıydı. Ahmet Ümit &#8220;Bab-ı Esrar&#8221;ı çıkartmış ve imza günleri düzenliyordu. O günlerde kitabı alıp imzalatmıştım. O günden beri okunmak için sırasını bekliyordu Edirne&#8217;deki diğer kitaplarının arasında. (Okumadığım tek kitabı o kaldı diyordum ama &#8220;Niatta&#8217;nın Bileziği&#8221; de varmış. Artık başka sefere o da). Kitapta bahsedilen Mevlevi dervişleri gibi Horasan&#8217;dan Konya ovası üzerine doğru uçarken alıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2008 yılıydı. Ahmet Ümit &#8220;Bab-ı Esrar&#8221;ı çıkartmış ve imza günleri düzenliyordu. O günlerde kitabı alıp imzalatmıştım. O günden beri okunmak için sırasını bekliyordu Edirne&#8217;deki diğer kitaplarının arasında. (Okumadığım tek kitabı o kaldı diyordum ama &#8220;Niatta&#8217;nın Bileziği&#8221; de varmış. Artık başka sefere o da). Kitapta bahsedilen Mevlevi dervişleri gibi Horasan&#8217;dan Konya ovası üzerine doğru uçarken alıp elime okumaya başladım. 2-3 gecede bitti zaten bütün Ahmet Ümit kitaplarında gördüğümüz akıcılık sayesinde. Su gibi akıyor, gidiyor. </p>
<p><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/babi_esrar.jpg" alt="Bab-ı Esrar" align="right" style="margin: 0px 10px 10px 10px" /></p>
<p>Ahmet Ümit&#8217;in hemen hemen bütün polisiye hikayelerinde ve romanlarında gördüğümüz cinayet olaylarını farklı konularla harmanlayarak anlatma becerisi ve isteği bu romanda da başarılı bir şekilde ortaya çıkıyor (Diğer romanlarından hatırladığım, Eski Mısır, Beyoğlu, Alevi, Sovyet Rusya,&#8230;vb kültürlerin öğelerini kullanma durumu). Bu durum, bu romanında, Sufilik ve Mevlevilik kültürü simgeleri ile gerçekleşiyor. Elif Şafak (pardon Shafak) teyzemizin &#8220;Aşk&#8221; adıyla önce İngilizce yazıp sonra Türkçe&#8217;ye çevirttirdiği kitabıyla benzer bir konuyu, Şems-i Tebrizi cinayeti üzerinden ele alıyor. Mevlana ile Şems&#8217;in dünya üzeri ilişkilerini, bu ilişkilerinin -başta Mevlana&#8217;nın oğulları ve Kimya Hatun olmak üzere- çevrelerine olan etkilerini ve Şems&#8217;in öldürülmesine kadar giden hikayeyi günümüz dünyası içinde, babası kendilerini yıllar önce &#8220;aşk&#8221; için terketmiş Konyalı bir sufi, annesi ise hippi bir İngiliz olan sigorta eksperi Karen &#8220;Kimya&#8221; Greenwood aracılığıyla şekillendiriyor. Bunları anlatırken de, Mevleviliğin temel kavramlarını bir bir okuyucuya aktarıyor. Sema törenlerinin nasıl yapıldığından, semada giyilen giysilerin anlamlarına, Konya sokaklarından, türbelerinin iç yapılarının detaylı anlatımına kadar bir çok bilgiyi okuyucuya zorlamadan hikayeler şeklinde sunuyor. </p>
<p>Romanın psikolojik bir tarafı da var bence. Bunu da ana karakterimiz Karen&#8217;in Konya&#8217;ya gelince çocukluk anılarının ortaya çıkması, kabuslar görmeye başlaması, hayali çocukluk arkadaşı Sunny&#8217;nin ortaya çıkması -aslında Şems&#8217;in O&#8217;na çocukken gözükmesi ve iletişim kurması (Şems = Güneş, Sunny = Güneşli)-, daha sonra Konya&#8217;ya varışıyla sokaklarda kara sakallı, sürmeli gözlü bir dervişle sürekli karşılaşması, uyurgezer durumunda mezarlıklarda dolaşması ile okuyucuda (benim yani bu durumda) hissettiriyor. Ana karakterin yanılsamalar gören, ruh yapısı sağlam olmayan bir karakter olması, olayların rüyalarda ve kabuslarda geçmesi, her şeyin rüya olması ile açıklanacağı hissini uyandırmadı değil. Kitabın açılış cümlesi bir Hint atasözü olan &#8220;Dünya, rüya içinde rüyadır&#8221; bu arada. Ama öyle olmadı tabii ki <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tabii Mevlana&#8217;dan bahseden bir romanın içinde olmazsa olmaz nokta; Mevlana&#8217;nın şair yönü. Çok fazla yer vermemesi, şiirlerin kararında kullanılması, romanın konusu içinde dağılmaması romana ayrı bir tat katmış. Beğendiklerimi de buraya eklemeden geçmeyeyim. </p>
<blockquote><p>
Tatlı bir ömür gibi gitmeye niyetlendin<br />
ayrılık atını eğerledin inadına.<br />
Git, yeni ülkeler gör, büyülü diyarlarda gez.<br />
Ama benimle eğleştiğin toprakları da unutma, hatırla emi!</p>
<p>Gittin ey sevgili şimdi yollardasın<br />
Ayın değirmisini başına yastık yapmış uyumaktasın<br />
güzel uykular, renkli düşler seninle olsun<br />
ama bir zamanlar dizlerimde yattığını da unutma, hatırla emi!
</p></blockquote>
<p>&#8230;</p>
<blockquote><p>
Sana dilsiz dudaksız sözler söyleyeceğim<br />
Bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim<br />
Bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim<br />
ama senden başka kimse duymayacak<br />
Kimse anlamayacak.
</p></blockquote>
<p>Bunu dışında kitapta geçen bazı paragraflar da aşağıdaki gibi&#8230; </p>
<blockquote><p>
İzzet Efendi : &#8220;Allah Hazreti Âdem&#8217;in burnuna yaşam nefesini verirken, kendi ruhundan bir parçayı da onun canına katmıştır. Yani Allah aynı zamanda içimizdedir. Ama nefsimizin istekleri bizi yanlış yola sürükler, yemeye, uykuya, şehvete duyduğumuz açlık, kabaran benliğimiz o kutsal parçayı ruhumuzun en derin kuyusuna iter ki, çoğu insan kendi içindeki bu cevherin farkına bile varmaz. İşte bu parçayı fark ederek aramaya başlayan kişiye âşık deriz. Aramanın kendisine de aşk. Yani aslolan aramaktır. (Zafer&#8217;in notu : &#8220;&#8230;Aramakmış oysa sevmek,&#8230;.&#8221;). Lakin arayış tek başına olmaz; bize bir öğretmen, bir mürşit başka bir deyişle bir maşuk gerekir. Çünkü kimse o kıldan ince, kılıçtan keskin sevda köprüsünden tek başına geçemez. Ama bir kez geçti mi artık maşuka da ihtiyaç kalmaz. Âşık da, maşuk da, seven de, sevilen de sadece o kişi olur. Tıpkı Cenabı Hak gibi.&#8221;
</p></blockquote>
<blockquote><p>
Karen&#8217;in annesi : &#8220;Benimsemedim. Çünkü ben basit yaşamaya inanırım. Dünya görüşüm de, ahlakım da son derece basittir. Ayrıcalık istemeden, iktidar olmadan, en doğru benim düşüncemdir demeden yaşamak. Yeryüzünün annemiz olduğuna inanırım, toprağın, suyun, gökyüzünün bütün canlılara ait olduğunu düşünürüm. Tıpkı toprak gibi, su gibi, gökyüzü gibi, bilginin de hepimize ait olduğuna inanırım. Birilerinin öğrendiklerini sır adı altında kendilerine saklamasını ayrıcalık sayarım, bunu kabul edemem. Birilerinin nefislerini terbiye adı altında, yaşamı küçümsemelerini kabul edemem&#8230; </p>
<p>&#8230;Gerekli ya da değil Karen, ama biliyoruz ki (dinler) varlar. İnsanları hala derinden etkiliyorlar. Var olanı görmezden gelmezsin, bu başını kuma gömmek olur. Ama bildiğim başka bir gerçek daha var ki, dinlerin hiçbiri perde arkasındaki vaat edilen o muhteşem yaşamı kanıtlamıyor. Hepsi, olmayan bir dünyayı vaat ediyor bize. Ama şu anda yaşadığımız dünya gerçek; sadece zenginlikler değil, yoksulluklar da gerçek. Açlıktan ölen çocuklar gerçek, hastalıklar gerçek, savaşlar gerçek, giderek daha mutsuz olan insanlar gerçek. Yeryüzünün her sabahında insanlar gözlerini böyle bir hayata açarken, bunca acımasızlık, bunca yoksulluk, bunca umutsuzluk varken perdenin öteki tarafındaki cenneti düşünerek yaşamayı kendime yediremiyorum Karen. Böyle bir cennet olsa bile kendime yediremiyorum. Ben iyiliği, sadece iyilik olsun diye yapmayı seviyorum, kötülükten kaçınmayı, kötü olmadığım için yapmayı istiyorum. İyi olduğumda birinin bana ödül vermesi ya da kötü olduğumda birinin beni cezalandırmasından korktuğumdan değil. İyi olmak için bir efendiye ihtiyacımız yok kızım. İyilik de kötülük de içimizde, bizimle beraber doğdu, bizimle birlikte yok olacak. Önemli olan yaşarken neyi seçtiğin, hem de cennet ödülü ya da cehennem cezası olmadan. Hem de ölüp gideceğini bile bile. Perdenin ötesi diye bir yer olmadığının farkında olarak. Üstelik senden sonra gelecekleri hiç kıskanmadan, üstelik biz görmesek de onlar daha mutlu olsun diye çabalayarak. Benim payıma düşen de buymuş, teşekkürler hayat diyerek. Bence yaşamak bu kadar basit, aynı zamanda güzel, bu kadar heyecan verici. Bütün mesele sahiden alçakgönüllü olabilmekte.&#8221;
</p></blockquote>
<p>Bir sufi ile bir hippinin karşılıklı görüşlerini dinlediniz. Ortak noktaları ve ayrıldıkları noktaları belirten giriş, gelişme ve sonuçtan oluşan bir kompozisyon yazınız&#8230; Şimdi. </p>
<p>Kitap 46 bölümden oluşuyor. Her bölümün kendine ait bir adı var. Bu adlarda genellikle bölümün içindeki bir cümleden seçilerek bölüm ismi olarak kullanılmış. Tüm listeyi aylak insan kontenjanından aşağıda en sonda listeledim. En çok beğendiğim bölümlerin yanını da işaretledim. Gün gelir lazım olur <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> Bu kitabı imzalattığımda çekilmiş birkaç foto vardı ama bulamadım. Bulursam buraya da eklerim artık. </p>
<p>1. &#8220;&#8230; bozkırın içinden bir şehir çıkıvermişti karşıma.&#8221;<br />
2. &#8220;Onun ismi Karen, Kimya değil.&#8221;<br />
3. &#8220;&#8230; sarıklı mezar taşları&#8221;<br />
4. &#8220;Senin olanı sana getirdim.&#8221;<br />
5. &#8220;&#8230; insanların kalbine elimle dokunabilmek.&#8221;<br />
6. &#8220;&#8230; duvardaki buz mavisi kapı&#8221;<br />
7. &#8220;Muhammed Celaleddin&#8217;in suretini bana gösterir misin?&#8221;<br />
8. &#8220;Tanrı&#8217;nın işleri gizemlidir.&#8221;<br />
9. &#8220;Onu değerli kılan, tarif edilemez oluşu.&#8221;<br />
10. &#8220;Sol elinde Medusa&#8217;nın kesik başını tutan savaşçı&#8230;&#8221;<br />
11. &#8220;Şems-i Tebrizi&#8217;nin karısının adı da Kimya&#8217;ydı.&#8221;<br />
12. &#8220;Ölenlerin ruhuna, Allah rızası için El Fatiha.&#8221;<br />
13. &#8220;Tatlı bir ömür gibi gitmeye niyetlendin.&#8221;<br />
14. &#8220;&#8230; o tuhaf adam ateşten bir Medusa haline geliyordu.&#8221;<br />
15. &#8220;Çünkü sırlar, sabır denizinin dibinde saklıdır.&#8221; (*)<br />
16. &#8220;Gözlerimin siyahında dans eden dostumun hayalini gör.&#8221;<br />
17. &#8220;İki denizin buluştuğu yer.&#8221;<br />
18. &#8220;İnsanoğlunun en büyük sırrı beyindir.&#8221;<br />
19. &#8220;Kendini bilen Allah&#8217;ını bilir.&#8221;<br />
20. &#8220;&#8230; nefsine yenilen, iblise de yenilir.&#8221;<br />
21. &#8220;Hırsızlık yapanların elleri bilekten kesilir.&#8221;<br />
22. &#8220;&#8230; galiba cinayeti kimin işlediğini biliyorum.&#8221;<br />
23. &#8220;Mevlevilikte ölünmez, sadece susulur.&#8221;<br />
24. &#8220;Kuşku yok ki hüküm onundur.&#8221;<br />
25. &#8220;Onlara cehennemden bir döşek serdik&#8230;&#8221; (*)<br />
26. &#8220;&#8230; bu cinayeti çözmek bizim işimiz değil&#8230;&#8221;<br />
27. &#8220;Uzaylı gibi giyinmiş bir adam gördüm.&#8221;<br />
28. &#8220;Buraya noksan gelen tamamlanır.&#8221; (*)<br />
29. &#8220;&#8230; size dokunan ölüyor Miss Karen.&#8221;<br />
30. &#8220;Savaşların en büyüğü kendi nefsimizle olandır.&#8221; (*)<br />
31. &#8220;&#8230; bir soruşturmaya başlamak için şüphe etmek yeterlidir.&#8221;<br />
32. &#8220;Çünkü güneşimizi kaybettik.&#8221;<br />
33. &#8220;Bedenlerinin güzelliği başlarını döndürmüş.&#8221;<br />
34. &#8220;Hayat, kadınlara acımasız davranıyor Karen&#8230;&#8221;<br />
35. &#8220;Ölüm yok oluş değildir kızım.&#8221;<br />
36. &#8220;&#8230; nefretine yenilmiş bir dervişin utancı&#8230;&#8221;<br />
37. &#8220;Babam, şeyhinin öldüğünü duyarsa yaşayamaz.&#8221;<br />
38. &#8220;Mevlana&#8217;nın ortanca oğlu Alaeddin Çelebi gibi asiydi.&#8221;<br />
39. &#8220;Yaratmak da, yok etmek de sana mahsustur.&#8221;<br />
40. &#8220;O kanayan yüzüğü bana niye vermişti?&#8221;<br />
41. &#8220;&#8230; mürşidi olmayanın imamı şeytandır.&#8221;<br />
42. &#8220;Bütün mesele sahiden alçakgönüllü olabilmekte.&#8221; (*)<br />
43. &#8220;&#8230; bir elinde Ziya&#8217;nın kesik başı, öteki elinde kocaman bir kılıç.&#8221;<br />
44. &#8220;&#8230; artık semaya çıkabilirsin.&#8221;<br />
45. &#8220;&#8230; rüzgarla gelen babam, yine rüzgarla gitmişti.&#8221;<br />
46. &#8220;Çünkü her çocuk bir umuttu.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=254</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Ankara Polisiyesi.</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=253</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=253#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Nov 2010 02:43:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<category><![CDATA[Duyarlı Kesim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[Polisiye yazarligi, oykuculugu ya da romanciligi pek oyle yaygin bir edebiyat turu degil. Ozellikle Turk edebiyati icerisinde dusundugumuzde. Mutlaka iyi yazarlar var, ancak ragbet edilme orani bu yazarlarin yaptiklari iyi islerin gerekli degeri gormemesine de sebep oluyor (Rating dersek daha anlasilir olur herhalde). Sozlukte birkac aydir gordugum ama pek okumaya yanasmadigim en sonunda dayanamayip bastan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Polisiye yazarligi, oykuculugu ya da romanciligi pek oyle yaygin bir edebiyat turu degil. Ozellikle Turk edebiyati icerisinde dusundugumuzde. Mutlaka iyi yazarlar var, ancak ragbet edilme orani bu yazarlarin yaptiklari iyi islerin gerekli degeri gormemesine de sebep oluyor (Rating dersek daha anlasilir olur herhalde). Sozlukte birkac aydir gordugum ama pek okumaya yanasmadigim en sonunda dayanamayip bastan sona okudugum &#8220;<a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=behzat+%C3%A7.&#038;kw=&#038;a=&#038;all=&#038;v=&#038;fd=&#038;td=&#038;au=&#038;g=&#038;p=1" target="_blank">behzat ç.</a>&#8221; basligi da beni Turk polisiye edebiyatinin bilmedigim bir noktasina goturdu. </p>
<p>Nasil ki zamanin da TRT&#8217;nin TRT oldugu vakitler yayinlanmis, Haluk Bilginer ve Ugur Yucel&#8217;in basrollerini paylastigi muhtesem polisiye dizi &#8220;<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Karanl%C4%B1kta_Ko%C5%9Fanlar_%28dizi%29" target="_blank">Karanlikta Kosanlar</a>&#8221; beni Ahmet Umit gibi bir yazarla tanistirdiysa Behzat C. karakteri de Emrah Serbes ile tanistirdi. (Turkiye sinirlari icine girince Ihsan Oktay Anar ile beraber butun kitaplari toplanacak diger yazar <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ). </p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/behzat_c_2.jpg" alt="Behzat C" width="500px" /></center></p>
<p>Sukran gunu muhabbetine iki gun bos zaman olunca hadi bir ilk bolumunu izleyeyim diyerek sarildim TV&#8217;nin Youtube uygulamasina. ve 9 bolumu iki gun icinde tamamladim. (Turk dizilerinin 1,5 saatlik olmasini da anlamak cok zor. Sure uzayinca kalite dusuyor. Ratingler artiyor olabilir ama sureyi uzatacagiz diye senaristlerin abuk subuk dialoglar yazmasina sebep oluyor. Bu da baska bir konu&#8230; Her neyse&#8230;). Kitaplari okumadigim icin dizi ve dizideki karakterlerin uzerinde yorum yapmaya calisacagim. Polislik muessesesi bilindigi uzere her zaman tartisilmistir. Polis karakterlerinin egitim duzeyi akademi ile sinirli ya da -alaylilar icin konusursak- dusuk kalmis ve bir sekilde emniyet teskilatina katilmis olmalari, orada da girdikleri guc sahibi olma psikolojisini sosyal bir baski unsuru olarak polis olmayan vatandaslar uzerinde uygulamalari bilindik birsey. Dizideki bas karakter Behzat C. de genel yapi itibariyle siddete meyille ve karsidaki insan hakli olsa da olmasa da uygulamaktan cekinmeyen, hayatta genel cerceve itibariyle istenen sinirlar icinde bulunmadigindan &#8220;dikis tutturamamis&#8221; gozu kara bir baskomiser. Uzmanlik alani da cinayet. Hikayenin basinda kizinin intihari uzerine girdigi psikoloji kendisini Max Payne moduna sokup adaleti kendi eliyle ve kendi kafasina gore dagitma durumuna getirir. Iyilesme emareleri gosterip mesleginin ve ekibinin basina donse bile psikoloji sarsilmistir. (9. bolumde ruyasinda emniyet koridorlarinda kosma sahneleri -ahanda Max Payne- diye haykirmama sebep olmustur. Bir yerden o sahneleri ripleyip almak lazim&#8230; Vakit bulursam bir el atacagim&#8230; El attim video asagida&#8230; ). Bu psikolojiye sahip bu cinayet amirinin degisik karakterlerden kurulu ekibi de Behzat C.&#8217;nin karakterini/psikopat polis karakterini tamamlamaktadir. Harun, Akbaba, Hayalet. Bu karakterleri oynayan arkadaslarin da oyunculuklarini basariyla yerine getirdiklerini soylemek abes kacmaz. (Ozellikle Harun ile Akbaba&#8217;nin 3. ya da 4. bolum sonundaki karsilikli atismalarindaki oyunculuk gayet basariliydi ve iyi kotarilmisti). Ve hareketleri, mimikleri her bolum giderek daha cok oturuyor. </p>
<p>Diger yandan oykuyu tamamlayici diger karakterler de Behzat C.&#8217;nin abisi, O&#8217;na surekli bagiran ama ayni zamanda O&#8217;na, O&#8217;nun kadar ihtiyac duyan ve destek olan yan karakter. Sule, akil hastanelerinde dolasan Felsefe bolumu ogrencisi. Behzat C.&#8217;nin iyi yanina en buyuk ornek. Pavyon assolisti Gonul, gercek hayata dair Behzat C.&#8217;nin kacis noktasi (&#8221;Gecmisimi bilmeyen ve sormayacak birine ihtiyacim var&#8221; gibisinden bir replik vardi bir sahnede). Ve tabii ki eski gonul yarasi Bahar. </p>
<p>Karakterlerin bu kadar iyi harmanlanmasi tabii ki onlarin her birinin roman kokenine dayanmasi ve yazar tarafinda iyi kurgulanmasi ile iliskili. Diger yandan senarist arkadasin da, -internetten takip edebildigim kadariyla- karakterlerin ozgun hallerine sadik kalmaya calistigini dusunuyorum. Ayrica cinayet oykulerinin kurgularinin zeka dolu olmasi, &#8220;Katil usak&#8221; modundan ziyade birbirinin icine girmis karmasik olaylarin tartisilmasi ve olmaz denilen en ufak olasiliklarin olur hale gelmesi izlenme zevkininin, karakterlerden sonraki diger etmeni. Bunun disinda, bircok kisinin sikayet ettigi 216 sigarasinin ve Tekel birasinin pek ortalarda gozukmemesi de artik RTUK denilen kurumuzun gencleri korumasinin bir sonucu. Olacak o kadar. RTUK&#8217;u ilgilendiren diger nokta, kufur. Siddet icermesi yaninda kufru de beraber getiriyor. Kullanilmasi gereken yerlerde kullanildigi icin kufur cok rahatsiz etmiyor. Zaten hemen hemen hepsi biplenmis sekilde. Tabii ucundan basindan actiklari icin ne dediklerini anlamak cok da zor degil <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' />   </p>
<p>Konuyu ilginc kilan diger bir yon ise tabii ki Ankara. Istanbul temali dizilerden gina gelenler icin birebir. Karakterlerin Ankara kokenli olmalari, &#8220;Angara bebelerinin&#8221; konusutuklari jargonun yansitilmasi gercekcilige yakinlasmasi icin yardimci olan diger bir nokta. </p>
<p>En son deginecegim nokta, tabii ki Behzat C. karakterini canlandiran ve neredeyse bu karakter icin yaratilmis gibi duran, her hareketi her mimigi ve her dialogu ile &#8220;Oyunculuk bu sekilde olur&#8221; diye ders veren Erdal Besikcioglu. Cevresindeki genc oyuncular icin bir sans. Bu gibi oyuncular kolay yetismiyor. </p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/behzat_c_1.jpg" alt="Behzat C" /></center></p>
<p>Basarili oldugunu dusundugum bu calismanin Star tarafindan zirt-pirt gununun degistirilip 1-2 bolum sonra da sonlandirilacagina dair soylentilere inanmak da istemiyorum. Ya birileri feci sekilde rahatsiz oldu bu polis tipinden -pavyona giden, onune geleni tokatlayan siddete meyilli bir polis karakteri- ya da cidden ortada bir rating kaygisi var. </p>
<p>Dizi muzikleri, &#8220;Pilli Bebek&#8221;. 10 numara. </p>
<p>Bu yapimi, &#8220;Arka Sokaklar&#8221; denilen yapimla karsilastiranin aklina sasarim. Biri polis tiyatrosu olma derdinde, digeri gercege ne kadar yakin olsam&#8230;</p>
<p>Daha anlatacak cok sey var onlarda baska sefere&#8230; </p>
<p><center><iframe src="http://player.vimeo.com/video/17250191" width="400" height="225" frameborder="0"></iframe>
<p><a href="http://vimeo.com/17250191">Behzat C. 9. Bolum. &#8220;Ruya Sahnesi&#8221;</a> from <a href="http://vimeo.com/user4501010">Zafer Kiziltoprak</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
<p></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=253</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>I carry your heart with me - E.E.Cummings</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=252</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=252#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Nov 2010 04:03:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=252</guid>
		<description><![CDATA[i carry your heart with me(i carry it in
my heart)i am never without it(anywhere
i go you go,my dear; and whatever is done
by only me is your doing,my darling)
i fear
no fate(for you are my fate,my sweet)i want
no world(for beautiful you are my world,my true)
and it&#8217;s you are whatever a moon has always meant
and whatever a sun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>i carry your heart with me(i carry it in<br />
my heart)i am never without it(anywhere<br />
i go you go,my dear; and whatever is done<br />
by only me is your doing,my darling)<br />
i fear<br />
no fate(for you are my fate,my sweet)i want<br />
no world(for beautiful you are my world,my true)<br />
and it&#8217;s you are whatever a moon has always meant<br />
and whatever a sun will always sing is you</p>
<p>here is the deepest secret nobody knows<br />
(here is the root of the root and the bud of the bud<br />
and the sky of the sky of a tree called life;which grows<br />
higher than the soul can hope or mind can hide)<br />
and this is the wonder that&#8217;s keeping the stars apart</p>
<p>i carry your heart(i carry it in my heart) </p>
<p>e.e.cummings</p>
<p>Zafer&#8217;in notu : Az once Turk edebiyatini bitirdim <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> Sira geldi dunyaya&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=252</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gözlerim Gözlerinde - Ümit Yaşar Oğuzcan</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=251</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=251#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 14:09:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=251</guid>
		<description><![CDATA[Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin&#8230;
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında&#8230;
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?<br />
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?<br />
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;<br />
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin&#8230;<br />
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında<br />
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.<br />
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;<br />
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında&#8230;<br />
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,<br />
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!<br />
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!<br />
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;<br />
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,<br />
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini.</p>
<p><em>Ümit Yaşar Oğuzcan</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=251</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>God Is An Astronaut</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=250</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=250#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 01:45:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<category><![CDATA[Müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=250</guid>
		<description><![CDATA[Grooveshark&#8217;ta ya da Last.fm&#8217;in radyosunda gezinirken bazen tanimadik gruplara ya da kisilere denk geldigim cok oluyor. Yine boyle bir zamanda, bana onerdigi Irlanda asilli bu 3 kisilik grubu bayagi sevdim. (Demek ki onerileri dikkate almak lazim arada). Isimlerini bir filmin icinde gecen replikten alan muzik grubu post-rock turunde enstrumental muzik yapiyorlar. Esasen bazi sarkilari ciddi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Grooveshark&#8217;ta ya da Last.fm&#8217;in radyosunda gezinirken bazen tanimadik gruplara ya da kisilere denk geldigim cok oluyor. Yine boyle bir zamanda, bana onerdigi Irlanda asilli bu 3 kisilik grubu bayagi sevdim. (Demek ki onerileri dikkate almak lazim arada). Isimlerini bir filmin icinde gecen replikten alan muzik grubu post-rock turunde enstrumental muzik yapiyorlar. Esasen bazi sarkilari ciddi anlamda huzun dolu olsa da (Anathema tarzi bogucu bir huzunden bahsetmiyorum, tam dozunda) isimlerinin hakkini verir sekilde bir cok sarkisinda insanin ruhunu bir uzaya cikarip uzay yurusu yaptirip geri getirmeye calisiyorlar. </p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/god_is_an_astronaut_1.jpg" alt="GIAA" width=500px /></center></p>
<p>Sarkilari soz icermemesine ragmen kullandiklari her nota yansitmak istedikleri duyguyu ve yogunlugunu cok kuvvetli bir sekilde verebiliyor. Klasik muzigin sahip oldugu gucu rock muzik icerisinde harmanladiklarini dusunuyorum bu acidan bakinca.</p>
<p>2001&#8242;den beri cikardiklari <a href="http://www.facebook.com/discography/?id=21788340408" target="_blank">6 albumleri</a> var. Bu albumleri yaklasik iki haftadir surekli olarak dinliyorum. Bazi sarkilarin etkileri ciddi olarak kalici. Bunlardan bazilari : &#8220;From Dust To The Beyond&#8221;, &#8220;Fall From The Stars&#8221;, &#8220;Twilight&#8221;, &#8220;Route 666&#8243;, &#8220;Forever Lost&#8221;, &#8220;Fire Flies and Empty Skies&#8221;, &#8220;Darkfall&#8221;, &#8220;Beyond The Dying Light&#8221;, &#8220;Echoes&#8221;, &#8220;Snowfall&#8221;, &#8220;Remaining Light&#8221; ve asagida harikulade videosu bulunan, bu sene cikardiklari albumle ayni adi tasiyan &#8220;asmis&#8221; sarki &#8220;Age of The Fifth Sun&#8221;.</p>
<p><center><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/god_is_an_astronaut_2.jpg" alt="GIAA" width=500px /></center></p>
<p>Umarim bir gun bu gencleri canli dinleme firsatim da olur. Zira konser videolarindan gordugum kadariyla canli performanslari da en az studyo kayitlari kadar basarili. Hatta birebir calabiliyorlar. Bu da caldiklarinin dogalligini ortaya cikariyor. (Tabii adamlar 2007&#8242;de BarisaRock Festivaline gelmisler de bizim aklimiz kimbilir nerelerdeydi&#8230; Daha bir sempati duydum adamlara bunu okuyunca, ister istemez bunye tetiklendi <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ) </p>
<p>MySpace : <a href="http://www.myspace.com/godisanastronaut" target="_blank">God Is An Astronaut</a></p>
<p><center><iframe src="http://player.vimeo.com/video/14577206" width="400" height="300" frameborder="0"></iframe>
<p><a href="http://vimeo.com/14577206">God is an Astronaut &#8220;Age of the Fifth Sun&#8221; (2010)</a> from <a href="http://vimeo.com/user613284">ERRORVISION</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
<p></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=250</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dayanilmaz - Arif Damar</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=246</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=246#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2010 15:06:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=246</guid>
		<description><![CDATA[
Gözlerini ölüm bürüdü onların
korkulu rüyalarda uyanıyorlar uykularından.
Günden güne daha cana yakın
günden güne daha yaşanacak hale gelsin diye
her gün daha sağlam
daha usta
daha kahraman ellerle onarılan yeryüzü
eskisinden dar geliyor onlara
eskisinden düşman.
Ne günün ilk ışığı
ne balık sürülerinin ışıldaması suda
ne güneşe uzanan dal
ferahlık vermiyor içlerine.
Çalınan insan emeği yaşatmaz oldu
korkulu rüyalarla uyanarak uykularından
korkunç kararlar verdiler.
Karşı koymazsak eğer
tehlikededir günlük ekmeğimiz
bacamızın tütmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/arifdamar.jpg" alt="Arif Damar" align="right" width="250px"/><br />
Gözlerini ölüm bürüdü onların<br />
korkulu rüyalarda uyanıyorlar uykularından.</p>
<p>Günden güne daha cana yakın<br />
günden güne daha yaşanacak hale gelsin diye<br />
her gün daha sağlam<br />
daha usta<br />
daha kahraman ellerle onarılan yeryüzü<br />
eskisinden dar geliyor onlara<br />
eskisinden düşman.</p>
<p>Ne günün ilk ışığı<br />
ne balık sürülerinin ışıldaması suda<br />
ne güneşe uzanan dal<br />
ferahlık vermiyor içlerine.</p>
<p>Çalınan insan emeği yaşatmaz oldu<br />
korkulu rüyalarla uyanarak uykularından<br />
korkunç kararlar verdiler.</p>
<p>Karşı koymazsak eğer<br />
tehlikededir günlük ekmeğimiz<br />
bacamızın tütmesi tehlikededir<br />
evimiz, aşkımız, çocuğumuz<br />
pencerede saksı<br />
kitap sevgisi, insan sevgisi<br />
tehlikededir.</p>
<p>Gözlerini ölüm bürüdü onların<br />
uyumak, uyanmak tehlikededir,<br />
tehlikededir çiçek koklamak<br />
bardakta su, ateşte yemek<br />
bahçede güneş tehlikededir.</p>
<p>Tehlikededir gözbebeklerimiz<br />
Adana’nın pamuğunu yabancılar işliyor<br />
dokuma tezgahları tehlikededir.<br />
İzmir’in üzümü, fındığı Giresun’un<br />
Samsun’un tütünü tehlikededir.<br />
Kapanıyor fabrikalar birer birer<br />
varımız yoğumuz tehlikededir.</p>
<p>Fakat korkunç kararlara ve tehlikelere aldırış etmeden<br />
boy atan başakların şarkısı devam eder<br />
topraktan güneşe avaz avaz.<br />
Çatlayan tohumdaki yaşamak arzusu<br />
her zaman galip, her zaman hür,<br />
dağlardan akan suyun sevinci<br />
her zaman genç, delikanlı<br />
kabına sığmaz…</p>
<p>Dayanılmaz<br />
çocuğunu emziren ananın şefkatine<br />
-yırtıcı, derin-<br />
hilelere, ölümlere karşı gelir<br />
memedeki çocuğun iştahı,<br />
kudreti sonsuz,<br />
dayanılmaz.</p>
<p>Ve sen gözbebeğim<br />
sen erkek sesinle<br />
“İşsiz kalmasın insanlar, öldürmeyelim birbirimizi.” dersin<br />
milyonların içinden<br />
milyonlardan ve gün ışığından uzağa götürülür,<br />
işkence görür,<br />
hapis yatar,<br />
sürgün edilirsin;<br />
sevilecek şeyler değilse de bunlar<br />
DAYANILIR…</p>
<p>Halbuki günden güne yaşanacak hale gelen yeryüzünde<br />
toprağın ve insanoğlunun ümitle yarattığı her şey<br />
çatlayan tohum, akan su,<br />
ana şefkati, çocuk iştahı, insan tahammülü,<br />
hayatı öven şiir,<br />
kardeşliği söyleyen şarkı,<br />
mücadele eden resim,<br />
ve emekçinin yüreği, elleri, hasreti<br />
harbe ve ölüme karşıdır<br />
DAYANILMAZ…</p>
<p><em>Arif Damar</em></p>
<p>Zafer&#8217;in notu : Pek adi sani duyulmadik, Turk siirinin sessiz kalemlerinden Arif Damar bugun aramizdan ayrildi. Yukarida kendisinin, 1951 yilinda 2 seneligine hapis yatmasina sebep olan siiri bulunuyor. Delil yetersizliginden serbest kalmis sonra. Tanidik geliyor tabii simdilerde. Gule gule demek duser bu noktada artik bizlere de.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=246</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İçerden ışıyabilmek - Tahsin Saraç</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=245</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=245#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Oct 2010 00:03:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sınıfsızlar!]]></category>

		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=245</guid>
		<description><![CDATA[
Senin gözlerin mavi
Nerden ve ne sürem baksan
Yıkanır göğün çividi.
Bir filinta genç asılmış gibi acılı bir gece
Bir dağ ozan öldürülmüş gibi allak bullak.
Kanara kaçkını bir susku
Uyusam, kirlenecek uyku.
Ve yakılmış kitap külü döküklüğünde bir duygu
Çiçek ezmiş pis bir pabuç gibi umursamaz, kör.
Işığın kötücül bir uru
Lamba, bir en deligöz namlu.
Duvar delen bir bungunluk, ama içim yeşil başak
Bin demire [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/TahsinSarac_1.jpg" alt="Tahsin Sarac" align="right" /></p>
<p>Senin gözlerin mavi<br />
Nerden ve ne sürem baksan<br />
Yıkanır göğün çividi.</p>
<p>Bir filinta genç asılmış gibi acılı bir gece<br />
Bir dağ ozan öldürülmüş gibi allak bullak.<br />
Kanara kaçkını bir susku<br />
Uyusam, kirlenecek uyku.</p>
<p>Ve yakılmış kitap külü döküklüğünde bir duygu<br />
Çiçek ezmiş pis bir pabuç gibi umursamaz, kör.<br />
Işığın kötücül bir uru<br />
Lamba, bir en deligöz namlu.</p>
<p>Duvar delen bir bungunluk, ama içim yeşil başak<br />
Bin demire baskın işte benim evrensığmazlığım.<br />
Ak bir alın, silen korkuyu<br />
Bir sevgi, ışıyan tan boyu.</p>
<p>Senin gözlerin kara<br />
Nerden ve ne sürem baksan<br />
Yıldız ağar karanlığa. </p>
<p><em>Tahsin Saraç</em></p>
<p><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/TahsinSarac_2.jpg" alt="Tahsin Sarac" align="right" width="160px" /></p>
<p>Zafer&#8217;in notu : Turkiye&#8217;de Fransizca diline isi dusenlerin elinden dusurmedikleri, yan tarafta en bilinen kapagi gorunen, Adam Yayinlarindan cikan Fransizca - Turkce sozlugu ile nam salmis Tahsin Sarac&#8217;in diger en onemli ozelligi de sairligi. Siirlerinde kullandigi yalin Turkce, dilbilim ile icli disli olmasinin ona sagladigi bir avantaj, siirlerinin etkiliyeciligi acisindan (Avantaj yazarken kendimden utandim). Yukaridaki siirinde gecen &#8220;Bin demire baskın işte benim evrensığmazlığım&#8221; misrasi Turk edebiyatina katilmis en etkileyici misralardan biri kanimca. &#8220;Evrensığmazlık&#8221; diye defalarca tekrar edince daha bir etkili oluyor. Bu degerli insani da burada anmis olalim boylece.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=245</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Iki Pink Floyd efsanesi : Roger Waters &#038; The Wall.</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=244</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=244#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Oct 2010 23:20:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünceler]]></category>

		<category><![CDATA[Gezintiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=244</guid>
		<description><![CDATA[Gecen hafta pazartesi sabahi ise giderken metro girisinde dagitilan beles gazetelerden bir tanesini yolda okurum diye &#8220;muvezzi&#8221;nin elinden aldigimda bu yaziyi yazacagim aklima gelmezdi. Gazetedeki bir haber, bundan birkac ay once bilet sitelerinde gezerken gordugum ama bilet fiyatlari ve bilet kalmamis olmasi ile aklimdan silinip giden Roger Waters konseri ile ilgili olarak Pink Floyd uzerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gecen hafta pazartesi sabahi ise giderken metro girisinde dagitilan beles gazetelerden bir tanesini yolda okurum diye &#8220;muvezzi&#8221;nin elinden aldigimda bu yaziyi yazacagim aklima gelmezdi. Gazetedeki bir haber, bundan birkac ay once bilet sitelerinde gezerken gordugum ama bilet fiyatlari ve bilet kalmamis olmasi ile aklimdan silinip giden <a href="http://www.roger-waters.com" target="_blank">Roger Waters</a> konseri ile ilgili olarak Pink Floyd uzerine yazilmis bir yaziydi. Yazinin sonunda, &#8220;Biletler su kadar fiyat, suradan alabilirsiniz&#8221; demesi aklimda &#8220;acaba mi, yoksa ?!&#8221; gibi soru isareti ile karisik unlem isareti olusmasina yol acti. Bu isaretler de sirkette net baglantisina kavustugum anda yokolup gitti. Sirkete gider gitmez, bilet sitesine gidip var olan bileti almam 10 dakikami almamisti zira.    </p>
<p>Bilet masaustundeydi&#8230; Lise yillarinda duymaya baslayip kesfedilen, universite yillarimda (ki adamlarin calismalarinin uzerinden 25 sene filan gecmisti herhalde o zamanlar) cift anadal yaptigim Pink Floyd&#8217;un en onemli temsilcilerinden 67 yasindaki Roger Waters ile tanisma ve O&#8217;nu canli dinleme firsati PDF olarak masaustumde piril piril bir sekilde &#8220;RogerWaters.pdf&#8221; olarak duruyordu. Bundan sonrasi konser saatini beklemekti. </p>
<p>Konser icin &#8220;<a href="http://www.thegarden.com" target="_blank">Madison Square Garden</a>&#8220;a vardigimda, kalabaligin yas ortalamasinin buyuk olmasi beni nedense hic sasirtmadi. Zira konseri verecek olan kisi 67 yasindaydi ve buraya gelen bir cok kisinin gencliginde dinledigi bir efsaneydi. Bunun otesinde dahil oldugu grubun en onemli, en isyankar, en anlamli eseri olan &#8220;<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_Wall" target="_blank">The Wall</a>&#8221; albumunu bastan sona bir gosteri seklinde sunacakti. Bu yuzden 10-15 yasindaki cocugunu alip gelen babalar cok normaldi. </p>
<p>Konseri izledigim aci, futbol tabiri ile soylersek, ceza sahasinin sol kose gonderine bakan noktasiydi.Bu yuzden &#8220;eh sarkilari dinlerim bari gosterinin bir kismi da kacar artik ne yapalim&#8221; modundayken konser sirasinda Roger Waters&#8217;in gorulebilecegi en yakin noktalardan biri oldugunu anladim (Sahne onu haric tabii ki - soyle olsaydi 10-15 tane &#8220;<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/United_States_one_hundred-dollar_bill" target="_blank">Benjamin</a>&#8220;imiz, en onden izlerdik tabii ki <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> ). </p>
<p>Konser oncesinde sahnede kurulu olan beyaz duvar, gosteriye yonelik ipuclari verse de, konser sirasinda o duvari insa edecekleri ve bir sinema perdesi gibi kullanacaklari pek aklima gelmedi acikcasi. Butun konser boyunca, uzerine yansitilan savas ve politika karsiti simgeler icin inanilmaz bir goruntu zenginligine zemin olacakti. Konser oncesi okudugum, gosterinin Yahudi karsiti oldugu yonundeki elestiriler ve Amerika&#8217;daki Yahudilerin tepkisini cekmesine ise sadece guldum konser sirasinda. Zira, muzikle birlikte ifade edilen karsit dusuncelerin icinde 3 buyuk dinin hepsi vardi. Bunun yaninda kapitalizm, sosyalizm gibi insanlarin pesinden gidip hayatlarini bile vermeyi goze aldiklari kavramlarin onlari duvardaki bir diger tugla yaptigini anlatan goruntulerdi. Ve kesinlikle bir gruba bir zumreye yonelik bir karsitlik yoktu. Aksine insani engelleyen ve insani insan olmaktan cikaran butun dusuncelere karsi bir durus vardi. </p>
<p>Roger Waters&#8217;in yasina ragmen hala dinc olmasi, 20-30 kisilik ekibi ile muazzam isler cikardigini gormek cok sevindiriciydi. Konser sirasinda, sisirilmis balonlar ile ifade edilen ogretmen, anne ve domuz figurleri ve ozellikle domuzun bir sekilde seyirciler uzerinde dolastirilmasi takdire sayan hareketlerdi. Ayrica, Roger Waters&#8217;in 30 sene onceki &#8220;The Wall Tour&#8221; kapsaminda cekilen goruntulerinin sarkilar ile eszamanli gosterilmesinin seyirciler icin cok degerli oldugunu dusunuyorum.</p>
<p>Albumde de oldugu uzere &#8220;Hey You !&#8221; oncesinde araya gidildi. Ara sirasinda duvara once Roger Waters&#8217;in gonderilen fotograflara yonelik kisa bir tesekkur yazisi yeraldi. Sonra bu yazinin arkasindan duvarda, dunyanin farkli ulkelerinden, farkli zamanlarda olmus/oldurulmus kisilerin fotograflari, dogum ve olum tarihleri ile kisa tanitimlarini iceren notlar gosterilmeye baslandi. Bur fotograflarin icinde bir cogu isimsiz olmasina ragmen bir suru &#8220;dusmus (fallen)&#8221; insan hayati vardi. 1. Dunya Savasi&#8217;nda olen Italyan askerinden, Irak&#8217;ta oldurulen Amerikan askerlerine, Misir&#8217;da polis iskencesi ile olen genc arkadasa, Gandi&#8217;den, Iran&#8217;da devrim sirasinda olen muhaliflere ve Hrant Dink&#8217;e. Hemen yani basimda belirmesi huzunlendirdi, gosterinin temasina uygun bir insan olmasi, fasizm denilen olgu yuzunden hayatini kaybetmis olmasi dusundurdu. </p>
<p>Bu arada, kanli bicakli <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> olan David Gilmour ve Roger Waters&#8217;in karsilikli anlasmalari (Gilmour demiski gelsin benim yardim konserlerinin birine su kadar para bagislanacak katilanlardan tarafindan. Eger gelirse ben de &#8220;The Wall Live&#8221; gosterilerinden birinde &#8220;Comfortably Numb&#8221; calacagim demis. Roger baba sozunu tutmus beraber calmislar yardim gecesinde&#8230;) uzerine, David Gilmour&#8217;u aradi gozler <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Belki sansa gelir iki efsaneyi yanyana izleriz. Ama olmadi. Neyse artik&#8230;</p>
<p>Haberin detaylari icin : &#8220;<a href="http://www.rollingstone.com/music/news/17386/181370" target="_blank">Roger Waters Reunites With David Gilmour for &#8216;Wall&#8217; Tour</a>&#8221;</p>
<p>&#8220;Madison Square Garden&#8221;de izledigim ikinci konser gene tam not aldi. Su gibi bira satiliyor ama hic sorun cikmiyor. Neden acaba ? <img src='http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Konserden bir kac kare fotograf ve en sevdigim sarkisinin videosu. </p>
<p><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1421.JPG" target="_blank"><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1421.JPG" alt="#1" width="500px" border="0" /></a><br />
<center>Duvar ve Cekic kardeslerimiz</center></p>
<p><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1427.JPG" target="_blank"><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1427.JPG" alt="#2" width="500px" border="0" /></a><br />
<center>Duvar ve tuglalar</center></p>
<p><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1446.JPG" target="_blank"><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1446.JPG" alt="#3" width="500px" border="0" /></a><br />
<center>Cocuklari rahat birakin!</center></p>
<p><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1499.JPG" target="_blank"><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1499.JPG" alt="#4" width="500px" border="0" /></a><br />
<center>Dusenler</center></p>
<p><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1502.JPG" target="_blank"><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1502.JPG" alt="#5" width="500px" border="0" /></a><br />
<center>Hrant Dink</center></p>
<p><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1522.JPG" target="_blank"><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1522.JPG" alt="#6" width="500px" border="0" /></a><br />
<center>Duvar ve uzaklarda kipkirmizi Roger Waters</center></p>
<p><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1537.JPG" target="_blank"><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/rogerwaters/DSCN1537.JPG" alt="#7" width="500px" border="0" /></a><br />
<center>Roger Waters</center> </p>
<p><center><br />
<iframe src="http://player.vimeo.com/video/15632390" width="400" height="300" frameborder="0"></iframe>
<p><a href="http://vimeo.com/15632390">Roger Waters: The Wall Live - Hey You !</a> from <a href="http://vimeo.com/user4501010">Zafer Kiziltoprak</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
<p></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=244</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Agustos’10 - 1. Geleneksel bireysel film senlikleri #2</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=243</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=243#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 04:17:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Film]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=243</guid>
		<description><![CDATA[Agustos bitti&#8230;
Eylul de bitti gecen gun&#8230; Agustos ayi basinda planladigim ve yasama gecirdigim bireysel film festivali projesini cesitli sebeplerden tamamlayamadim. Simdi mazaret aramaya kalkarsak mazaret cok. Vakit bulamadim&#8230;vs demek istemiyorum zira vakit bulup bir suru film izledim esasen. Yalniz izledigim butun bu filmler, belirttigim film festivalimin (!) genel cercevesine oturmadigi icin haklarinda yorum yapip, kafama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Agustos bitti&#8230;</p>
<p>Eylul de bitti gecen gun&#8230; Agustos ayi basinda planladigim ve yasama gecirdigim bireysel film festivali projesini cesitli sebeplerden tamamlayamadim. Simdi mazaret aramaya kalkarsak mazaret cok. Vakit bulamadim&#8230;vs demek istemiyorum zira vakit bulup bir suru film izledim esasen. Yalniz izledigim butun bu filmler, belirttigim film festivalimin (!) genel cercevesine oturmadigi icin haklarinda yorum yapip, kafama gore ileri-geri elestirip not vermedim. </p>
<p>Genel cerceveden kastim, izlemek isteyip de izlemeye firsat bulamadigim, karsima cikip &#8220;ya bir ara izlerim&#8221; deyip gectigim, internette dolanirken hakkinda yorumlar okuyup hemen not aldigim ya da arkadas tavsiyesi ile listeye giren yapimlar. Ve bunlar titizce incelenir, sonra indirilir ve izlenir. Genel cerceve bu. Tabii bunun icin bir miktar zaman ayirmak gerekiyor. Kah tembellikten kah araya surekli birseylerin girmesi sonucunda, daha fazla izlemis olmama ragmen, Agustos ayinin yarisina kadar filmleri izledigimi varsayip 15 gunluk bir liste cikardim ortaya (deliyim izledigim filmleri Excel&#8217;de topluyorum&#8230; -imdb&#8217;de toplasana a evladim&#8230; -olmaz.)</p>
<p><center></p>
<table style="border:1px solid #0000FF; padding;1px; margin:0px;">
<tr bgcolor="#D1D100">
<td>Tarih</td>
<td>Adi</td>
<td>Yil</td>
<td>Yonetmen</td>
</tr>
<tr bgcolor="#E1E1E1">
<td>01 Agu&#8217;10 Pazar</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=224" target="_blank">Daybreakers</a></td>
<td>2009	</td>
<td>M.Spierig, P.Spierig</td>
</tr>
<tr>
<td>02 Agu&#8217;10 Pazartesi </td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=225" target="_blank">The Seventh Seal</a></td>
<td>1957</td>
<td>Ingrid Bergman</td>
</tr>
<tr bgcolor="#E1E1E1">
<td>03 Agu&#8217;10  Sali</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=226" target="_blank">The Cube</a></td>
<td>1997</td>
<td>Vincenzo Natali</td>
</tr>
<tr>
<td>04 Agu&#8217;10  Carsamba</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=227" target="_blank">Where The Wild Things Are</a></td>
<td>2009</td>
<td>Spike Jonze</td>
</tr>
<tr bgcolor="#E1E1E1">
<td>05 Agu&#8217;10  Persembe</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=228" target="_blank">Sphere</a></td>
<td>1998</td>
<td>Barry Levinson</td>
</tr>
<tr>
<td>06 Agu&#8217;10  Cuma</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=229" target="_blank">12 Angry Men</a></td>
<td>1957</td>
<td>Sidney Lumet</td>
</tr>
<tr bgcolor="#E1E1E1">
<td>07 Agu&#8217;10  Cumartesi</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=230" target="_blank">Peng shi zhi sang jin tian liang</a></td>
<td>2001</td>
<td>Benny Chan Chi Shun</td>
</tr>
<tr>
<td>08 Agu&#8217;10  Pazar</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=231" target="_blank">Iron Maiden: Flight 666</a></td>
<td>2009</td>
<td>Sam Dunn, Scot McFadyen</td>
</tr>
<tr bgcolor="#E1E1E1">
<td>09 Agu&#8217;10  Pazartesi</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=232" target="_blank">Vertigo</a></td>
<td>1958</td>
<td>Alfred Hitchcook</td>
</tr>
<tr>
<td>10 Agu&#8217;10  Sali</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=233" target="_blank">Riding The Bullet</a></td>
<td>2004</td>
<td>Mick Garris</td>
</tr>
<tr bgcolor="#E1E1E1">
<td>11 Agu&#8217;10  Carsamba</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=234" target="_blank">Arkadas</a></td>
<td>1974</td>
<td>Yilmaz Guney</td>
</tr>
<tr>
<td>12 Agu&#8217;10  Persembe</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=235" target="_blank">Searching For Bobby Fischer</a></td>
<td>1993</td>
<td>Steven Zaillian</td>
</tr>
<tr bgcolor="#E1E1E1">
<td>13 Agu&#8217;10  Cuma</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=236" target="_blank">How to Lose Friends &#038; Alienate People</a></td>
<td>2008</td>
<td>Robert B. Weide</td>
</tr>
<tr>
<td>14 Agu&#8217;10  Cumartesi</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=237" target="_blank">Barton Fink</a></td>
<td>1991</td>
<td>Coen Bros.</td>
</tr>
<tr bgcolor="#E1E1E1">
<td>15 Agu&#8217;10  Pazar</td>
<td><a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=238" target="_blank">Cloverfield</a></td>
<td>2008</td>
<td>Matt Reeves</td>
</tr>
</table>
<p></center></p>
<p>Geriye 15 filmlik bir surec kaldi. Onu da bu ayin ilk yarisinda ya da ikinci yarisinda tamamlamak istiyorum. Biraz da guzun verdigi etkiyle biraz daha agir filmler olabilir, liste o yonde cunku. Esasen dedigim gibi arada nice filmler izleniyor (Yuzuklerin Efendisi 1-2-3, Bourne 1-2-3, Back to the Future 1-2-3, hepsi tek oturumda ama farkli gunlerde -God bless American Cable Companies !!!- ve hatta biraz once Bruce Willis kardesimizin Hostage (2005) yapimi ve daha nicesi). Ancak cerceveden cikamayiz, sonra festival sponsorlarimiz olan bira ve cerez ureticileri ile papaz olup sponsor arariz. (Hido : - Maddi ve manevi layalaylayayyaya&#8230; dileniriz bu 10 milyon dolarlar kazanan adamlar gibi&#8230;)</p>
<p>Geri kalan parcalarla gorusmek uzere !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=243</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Beni Unutma - Ümit Yaşar Oğuzcan</title>
		<link>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=242</link>
		<comments>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=242#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Sep 2010 19:18:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=242</guid>
		<description><![CDATA[
Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma
O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma
Ben [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.zaferkiziltoprak.com/images/umit_yasar.jpg" border=0 align=right style="margin-left:10px"></p>
<p>Bir gün gelir de unuturmuş insan<br />
En sevdiği hatıraları bile<br />
Bari sen her gece yorgun sesiyle<br />
Saat on ikiyi vurduğu zaman<br />
Beni unutma</p>
<p>Çünkü ben her gece o saatlerde<br />
Seni yaşar ve seni düşünürüm<br />
Hayal içinde perişan yürürüm<br />
Sen de karanlığın sustuğu yerde<br />
Beni unutma</p>
<p>O saatlerde serpilir gülüşün<br />
Bir avuç su gibi içime, ey yar<br />
Senin de başında o çılgın rüzgar<br />
Deli deli esiverirse bir gün<br />
Beni unutma</p>
<p>Ben ayağımda çarık, elimde asa<br />
Senin için şu yollara düşmüşüm<br />
Senelerce sonra sana dönüşüm<br />
Bir mahşer gününe de rastlasa<br />
Beni unutma</p>
<p>Hala duruyorsa yeşil elbisen<br />
Onu bir gün benim için giy<br />
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ<br />
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen<br />
Beni unutma</p>
<p>Büyük acılara tutuştuğum gün<br />
Çok uzaklarda da olsan yine gel<br />
Bu ölürcesine sevdiğine gel<br />
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün<br />
Beni unutma.</p>
<p><em>Ümit Yaşar Oğuzcan</em></p>
<p>Zafer&#8217;in notu : Sairin en bilinen siirlerinden bir tanesi. Ayrica benim en sevdigim siirlerdendir. Icinde inanilmaz bir akis barindiriyor, su gibi akiyor kelimeler. Bu siiri bana ogreten kisi, Selda Bagcan ve O&#8217;nun mukemmel yorumudur. Onu da suradan dinleyebilirsiniz : <a href="http://www.youtube.com/watch?v=-nN44BvFowg" target="_blank">Selda Bagcan - Beni Unutma</a>.</p>
<p>Zafer&#8217;in notu #2 : Daha once sairle ilgili yazdigim bir yazi : <a href="http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?p=25" target="_blank">Bir gün kaldı bize yaşanacak</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zaferkiziltoprak.com/blog/?feed=rss2&amp;p=242</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

