Yanmak.
July 2nd, 2011 Posted in Düşünceler, Duyarlı Kesim | No Comments »“Bundan yillar once, yillar once derken o kadar da uzak bir tarihte degil, ulkenin birinde bir grup insan bir araya gelip dusuncelerini paylasip, siirlerini hikayelerini turkulerini birbirlerine soylemek istemisler. Istemisler ancak 21. yuzyila 7 kala hala din kavrami uzerinden nemalanan, bunu insana ait bir ozellikten cok bir toplum kimligi olarak goren, “yaratilani yaradan oturu” sevmeleri ogutlenen, bu kimlige mensup insanlar, tutunacak sadece dusunceleri olan insanlarin “allahsiz, dinsiz” oldugunu iddia etmisler ve sonra toplandiklari yerde 33 tane aydin ve dusunce insanini yakmislar ellerinden cikan o ateslerle. Yanarken de “allahim, ne guzel yaniyor” diye bagirmislar. Insani sevmesi ogutlenenler, din adina insan oldurmusler ve yakmislar.
Ve yillar gecmis… bu olayin failleri “aklanmis”… bir kismi ulke disinda yasamis… ulke icinde yasayanlarin hayatinda da cok birdegisiklik olmamis… Onlari savunanlarsa devletin ust kademelerine yerlesmisler.. yani katiller bas olmus. Bu katliam ve onun bellegi unutturulmaya, ufak bir olaymis gibi gosterilmeye ve sacma sapan gruplara sorumluluk verilerek hedef saptirilmaya calisilmis.”
Boyle bir hikaye ve masal var iste kafamda. Bir de bunun gercek yuzu var ki o da alt satirlarda.
Asagidaki fotograf 2 temmuz 1993 gununden… Elinde firca ile “kendini savunmaya” calisan kisi ise bu ulkenin yetistirdigi, gordugu gorecegi en degerli sairlerden biri.

Metin Altiok, Ugur Kaynar, Behcet Aysan
Diyecek birsey yok esasen bu saatten sonra. Kimse yanarak olmenin ne demek oldugunu o ozanlardan, sairlerden ve fikir adamlarindan daha iyi anlayamaz. Bu ulkenin benliginin ve aydin kimliginin yakildiginin, toplumsal cehalete mahkum edildiginin ne demek oldugunu da bizden 1-2 kusak sonrasi cok iyi anlayacak. O zaman da yobazlara ve beyni sadece bir nokta etrafinda donenlere inat bu topraklarda insanin turkusu hic bitmeyecek. Onlar tabii yakacaklar, kesecekler, asacaklar. Ancak bu yazarlarin sairlerin siirleri de onlarin her darbesinde daha da yuksek duyulacak.
Not : Bundan yillar once, ‘95 ya da ‘96 yillarinin Leman dergilerinden bir tanesinde tam sayfa bir hikaye vardi. 2043 yilinda bir sinifta gecen Sivas katliamini ogrencilerine anlatan bir ogretmenin hikayesiydi. Keske tekrar bulup okuyabilsem.











