Cosmis Code Breaker
January 9th, 2010 Posted in düşünceler, Duyarlı Kesim | No Comments »Erken kalkmaya alışmış bünyeye cumartesi sabahları da söz geçirmek çok zor oluyor.
Biraz önce yine böyle erken kalkmış, kitap ve televizyon arasında gidip gelen bakışlarım, uydudaki Japon devlet televizyonu olan NHK’nin dünya üzerine yayın yapan kanalı “NHK World” kanalına takıldı. Küçük yaştaki çocuklara asal sayıların ne olduğunu anlatan bir öğretmen vardı. Asal sayı deyince ben bütün konsantrasyonumu buraya yönelttim. İyi ki de öyle yapmışım
Euler‘in asal sayılar üzerine yaptığı çalışmalar ve bunu evrensel kavramlarla bir düzene oturtma çabalarının anlatıldığı başlarda bu çalışmaların sonucu olarak Euler’in asal sayılardan oluşan bir dizi toplamının sonucunda “evrendeki en güzel şekil” olan çembere ulaşması gösterildi. Bu aşamadan sonra, bayrağı devralan Riemann adlı matematikçinin geliştirdiği “Riemann Zeta Function” ile asal sayıların görünme sıklığının rastgele mi yoksa belli bir düzen içinde mi gerçekleştiği konusunda bilgi verildi. Tabii bu konular tartışılırken bu konuları Paris, Princeton, Göttingen gibi üniversitelere gidip John Nash başta olmak üzere bilim tarihinin yaşayan efsaneleri ile birebir görüşme yaparak anlatmaları bu belgeselin çekim sürecinde ne kadar ciddi çalışıldığını da ortaya koymakta. Diğer yandan anlatımlar sırasında kullanılan animasyon ve grafikler de bu ciddiyetin diğer bir göstergesiydi.

Belgesel’den bir kare : Euler, asal sayıalrın görünme sıklığını her asal sayıda bir basamak yukarı çıkarak açıklamaya çalışıyor.
Diğer ilgimi çeken bir nokta ise, bir fizik profesörünün farkettiği üzere “Riemann Zeta Fonksiyon dağılımı” formülünün tamamen bambaşka bir dünya olan fizik dünyasında, atomların enerji seviyelerinin dağılımlarını veren formül ile birebir aynı olmasıydı. Bu da Euler’in zamanında istediği asal sayılar ile evrensel gerçekleri bağdaştırma düşüncesi için atılmış çok önemli bir adım.
Belgeselin sonlarına doğru, “Verisign” adlı bilgi güvenliği şirketine gidip kredi kartları için en büyük asal sayılardan şifreleme yapabilen “supercomputer” ın sistem odasında gösterilmesi de asal sayıların günlük hayatımızda ne kadar bizle içiçe olduğu gösteriyordu.
Kısaca diyebilirim ki asal sayılar hakkında izlediğim en yalın, en dolu ve en anlaşılır belgeseldi.
Japonlar yapmış…
IMDB Linki : “NHK supesharu” Mashô no nanmon: The Cosmic Code Breakers - Rîman yosô tensai tachi no tatakai (2009)
Diğer bir link : Cosmic Code Breaker: The Secrets of Prime Numbers
Not : Buradan yapılabilecek bir başka çıkarım da bilimin devlet politikası içinde yerdeğişmez bir noktada olması gerektiğidir. Halkın vergileri ile ayakta duran devlet televizyonumuz TRT, şarlatanların yaptığı filmlerden kes-yapıştır ile bilimsel eksenden uzak, siyasi ve dinsel temeller üzerine kurulu “Darwin’i bitiren balık” gibi hangi amaca hizmet ettiği bilinmeyen (yada bilinen) haberler yapmaya devam etsin…





